|
 |
|
Sayfalar |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Benden |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Böyle Yaşayacaksın

Öyle bir geçireceksin ki tırnaklarını:
Tenine,etine,ta yüreğinin dibine,Dünya'nın;
Canını sökeceksin:Mağma dolacak Avuçların;
sıcak sıcak hayat damlayacak,Tırnaklarından.
Birer güneş oturtacaksın gözbebeklerine.
Sen gözlerini açarsan gün doğacak;
Yoksa,cümle alem karanlıkta...
Öyle sıcak bakacaksın ki:Kan kızılı;
Gözlerine bakan,yapışıp kalacak.
Bir orman olacak gözlerin:Yemyeşil
Giren kaybolup;Bir daha çıkamayacak...
Bir deniz bulacaklar,kirpiklerinin sahilinde
Masmavi,duru bir deniz gözlerin
Derin mi derin;Serin mi serin...
Kim dolanırsa sonsuza dek kurtulamayacak;
Gökkuşağı olacak gözlerin...
Her sözcük:Bir inci tanesi dilinde...
Sesini duyan,kulaklarına inanamayacak...
Sararken bir ahtapot olacaksın,
Her kolun tüyden hafif,kordan sıcak...
Koşarken kırkayak,uçarken kartal
Ve eğer seversen:
Koskocaman bir yürek olacaksın:
Saçının telinden,ayak tırnağına kadar
Dünya'yı içine alacak kadar bir yürek,
Bir sevdayı taşıyacak kadar güçlü
Deyiyorsa,uğruna ölebilecek kadar cesur...
Acılarında ise vakur olmalısın
Ağlayacaksan içine ağlayacaksın
Islanmamalı gözyaşları ile gurur;
Dimdik durmalısın ayakta:
Tunçtan bir heykel gibi mağrur...
Senin dünyan:Bu Dünya.
Ses gelecek vurdun mu yumruğunu.
Kimse görmeyecek korktuğunu.
Merhametli olacak;
Ama,kimseden korkmayacaksın.
Ne taca,ne tahta,ne de paraya pula
Ruhunu da bedenini de satmayacaksın;
Bir tek yüreğindeki sevginin kölesi
Bir tek aşka paspas olmalısın
Sadece,sevdanın önünde eğilmeli başın...
Bir de:Çocukla çocuk olacaksın...
Bir daha gelmeyeceksin Dünya'ya;
Bu Hayatı:
Bu Hayatı:
Bu Hayatı:
Dibini kazıya kazıya yaşayacaksın...
©Murat D.ÖZER

Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek,
Yıldızları gündüzleri görebilmektir marifet.
Aşık olmak önemli değil,
Bir ömür boyu sevebilmektir marifet...
""BEN ASLINDA ÇOK SEVMİŞTİM İKİMİZİ""
""BEN ASLINDA ÇOK SEVMİŞTİM İKİMİZİ""
""BEN ASLINDA ÇOK SEVMİŞTİM İKİMİZİ""
""BEN ASLINDA ÇOK SEVMİŞTİM İKİMİZİ""
Güneşimi Arıyorum...
Ne bir molekül oksijen;
Nefes almaya;
Ne bir yudum su,
Yüreğimdeki yangın için...
Toprağında değil çiçek;
Ot bile bitmeyen;
Yörüngesiz,serseri gezegen!..
Ne seslensem duyabilirsin;
Ne uzansam tutabilirim.
Ben,
Neden,bilmiyorum neden?
Işık yıllarınca uzakken sen,
Şu koskaca evrende,
Binlerce yıldız içinde;
"Dünyam" diye;Seni seçtim...
Sönmüş bir yıldızsın şimdi
Kısacası,:Bir "hiç"...
Galakside,
Bir toz tanesi bile değilsin...
Ve ben,
Elimi uzattım,
Artık:
Bir "Dünya" değil;
"Güneşimi" arıyorum...
©Murat D.ÖZER
Eylül
Tarhanası bulguruyla;
Yazın,kışa kurutulduğu
Hasadın vakti
Eylül geldi...
Yeşilin sarıya
Sarının kızıla döndüğü ay
Eylül...
Baka baka yollar eskitenlerin
Hasretten takati bitenlerin
Gözden ırak olanı,
Gönülden silmeyenlerin
Bekleyenlerin ayı:
Eylül...
Soğuk sularda değil artık;Mavi
Miniminnacık önlüklerde
Yeni defter kalemin kokusuyla
Okula koşmanın vakti:
Eylül geldi...
Ağustosun güneşinden,teni;
Ayrılığın ateşinden,yüreği;
Cayır cayır yananlara
Yağmurlarıyla Eylül geldi...
İnsanların giyindiği,
Ağaçların soyunup
Kuru yapraklarla ağladığı;
Hüznün,
Biten yaz aşklarının,
Okul yolunda bekleyenlerin
Sevda şarkılarının ayı:
Eylül...
Masmavi gökyüzünü yüklenip kanatlarına,
Kurşuni bulutlara yer açıp,giderken leylekler;
Yalnızlığı biter sokakların:
Can yürür şehrin caddelerine,
Damarda kan misali...
Bir gidiştir,
Bir dönüştür Eylül
Arkada kalana ölüm,
Bekleyene gülüştür.
Bir döneceği olmayan içinse;
Sadece:Takvimdeki 9 ncu aydır:
Eylül...
©Murat D.ÖZER
Ben bile duymayacağım,gittiğimi...
Kafaya koydum:
Çekip gideceğim bir gün.
Öyle bir gidiş ki:Ansızın.
Ne kimse görecek;Ne de duyacak...
Hatta :
Gittiğimden,
Benim bile haberim olmayacak.
Çöpçülerin,ellerinde süpürge;
Gözyaşlarını süpürdükleri vakitte
Bir bilet verin bana diyeceğim,
Neresi olursa olsun farketmez...
Mümkünse:
Kimsenin gidip gelmediği bir şehre...
4 numarayı isteyeceğim.
Gülecekler.
Otobüs zaten boş abi,
İstediğin yere otur diyecekler.
Bu şehirde göreceğim son yüzler.
Bir sigara yakacağım alel acele.
Son bir sigara.
Hayatımdan vaz geçip geldiğim,
Yaşayamadığım,tutunamadığım,
Hiç bir şeye sahip olamadığım için
Geride,hiç bir şeyimin kalmadığı
Sevginin,vefanın olmadığı,bu şehirde
Cebimi yoklayacağım:
Biraz bozuk para,bir otobüs bileti
Ve anahtarlar...
Dönebileceğim bir kapı var sanki;
Bir çöp kutusuna bırakıvereğim hepsini...
Gözlerimi kapatacağım oturduğum koltukta
Otobüsün geçeceği yolları biliyorum çünkü.
Yaşanmış bir an,bir yer.Her yer hatıralarım...
Takılır gözlerime;Takılırlar peşime...
Korkuyorum...
Benden başka kimsenin umurunda olmadı,
Hepsi benimdi.
Çok canımı yaktılar;onlarsız da yanacak!
Ama,taşıyamayacağım artık...
Hepsi burada kalmalı...
Karanlığı yırtarken otobüsün farları,
Bir kaset takacak şoför teybe.
Dönüp dönüp aynı şarkı çalacak:
""Seveceksen:Deli gibi sevmeli Aşkım;
Değecekse:Aşk uğruna,ölmeli Aşkım...""
Ölemedim,ben ölemedim;işte gidiyorum...
Tek uğurlayanım:Nilüfer olacak:
""Seveceksen:Deli gibi sevmeli Aşkım;
Değecekse:Aşk uğruna,ölmeli Aşkım...""
Çiğ tanelerinin
Gökkuşağı oldukları vakitte
Buluvereceğim kendimi;Bir başka yerde.
Neresi olduğunu bilmediğim bir kent:
Yanımda sadece küçük bir çanta.
İki simit bir bardak çay:
Kahvaltı ederken,uykusuz gözlerle
Gün doğumunda,
Bir sabahçı kahvesinde.
Tazelerken çayımı,
Hayırdır diyecek kahveci.
Nereden nereye yolculuk?
Bir damla yaş tutunamayacak gözlerimde
Sigaramın ateşine düşecek.
Yol yorgunu,çıkmayan sesimle:
Buraya kadar diyeceğim.
Yolum buraya kadar !..
Geldiğim yeri ise:
............
............
............
............
............
Hatırlamıyorum...
Bu Dünya bizim;bizim bu sevda.
Kopardık,kırdık zincirleri;
Yıktık kapıları,engelleri.
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Kuzgunla ne işi olur;
Kartallar,yüksek uçar.
En yükseklere,daha yükseklere;
Kasırga ol,fırtına ol uçur beni.
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Falezlerde patlayan Akdeniz,
Köpük köpük bir çağlayan,
Deli deli akan,nehir ol;
Yıkıp geçelim bentleri.
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Yemyeşil vadisinde gözlerinin;
Kükre,şahlan,dellen ey kalbim,
Yağız bir küheylan gibi,
Güneşin doğduğu yere götür beni.
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Yırttığımız karanlıklardan,
Bir çuval dikelim:Kocaman.
Ne varsa gereksiz hayatımızda;
Dolduralım içine,sıkış tepiş,
Verdikmi dibine de ateşi...!!!
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Yüreğimizde aşktır:Yakan da,yanan da...
Biz,sadece kendi sevdamızla yanarız!
Biz,küllerimizden,
Binlerce kez yine,yeniden doğarız...
Kimse yıkamaz,yıkamayacak da bizi!
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Ne işimiz olur bizim ruhsuz bedenlerle;
Ya da sadece ruh,insanım diye gezenlerle?
Narin bedenine,ruhunu ince bir tül gibi saran,
Sevdamıza,hayata ve adımıza,gerçekten hakkı olan,
Bekliyordur bizi,bekletmeyelim o güzel yüreği;
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Ne,sırtımda yumurta küfesi;
Ne de,geçmişten kalan bir hatıra:
Bomboş yapraklarıyla,yepyeni bir defterim.
Korkmuyorum,vazgeçmedim yeniden seveceğim...
Hakkı olanı,değeni bulalım yeter ki;
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
Gözünü bizde açıp;Bizimle yumacak...
Adımızı her daim şükürlerle anacak...
Hem Allahı'nı tanıyacak;Hem insanları sevecek...
En önemlisi:Gülmesini bilecek...
Bekliyordur,bir yerlerde bizi;
Haydi benim deli gönlüm:
Sevmek zamanıdır şimdi...
©Murat D.ÖZER
.............................................................................
Bu gün;
Her kimin,her ne günü ise:
KUTLUYORUM...
Güzellik ve iyilik adına:
Dünya'da,her ne yaşandı,yaşanıyorsa;
KUTLUYORUM...

Tüm doğumgünlerini,
Tanışmaları,
Nişanlanmaları,
Evlenme yıldönümlerini,
Şampiyonlukları,
2.Liğinizi,3.lüğünüzü,
Olmadıysa yarışı bitirmenizi,
Pişirdiğiniz yemeği,
Yazdığınız şiiri,
Çektiğiniz fotografı,
Yaptığınız resmi,
Açtığınız sergiyi,
Düğününüzü,derneğinizi,
KUTLUYORUM...

Bir muhtaca uzanan elinizi,
Gülerek bakabilen gözlerinizi,
Bir gönül alışınızı,
Özür dilemenizi;Bağışlamanızı,
Bir dilim ekmeği paylaşmanızı,
Canınız ne kadar yanarsa yansın
İncitmekten korkan:
Karşılık aramayan,
Sevgi dolu yüreğinizi,
KUTLUYORUM...

Yeni evinizi,arabanızı,
Aldığınızı,kazandığınızı,
Geldiğinizi,gittiğinizi,
Yazdığınızı,söylediğinizi,
Sizi gülümseten,mutlu eden,
Her ne varsa:
KUTLUYORUM...

Tanımadığı birisine;Kan vereni,
Yaralı parmağa,tütün basanı,
Yüreği yanmışın;
Bir bardak su ile yangınını söndüreni,
Bir damla gözyaşı kadar;
İçinde duygusu olanı,
Mutlu etmeye çalışmak kadar
Mutlu olmayı bileni,
Sen üzülme:
Ben varım diyebileni:
KUTLUYORUM...

Geçmiş bayramınızı,seyranınızı
Bir yetimin başını okşamanızı,
Terbiyenizi,efendiliğinizi,vefanızı,
Gücünüzü,sabrınızı,aklınızı,
Hayattaki tüm başarılarınızı,
Güzel olan,
İyilik ve güzellik adına yaşanan
Her ne varsa:
KUTLUYORUM...

Bu gün:
Mutlaka "O gündür..."
Kutlanacak bir şeylerin olduğu.
Kutluyorum:Bu gününüzü...

Herşeye rağmen,ayakta durabileni;
Avazı çıktığı kadar,susabileni,
Sızan kanı:Kızılcık şerbetindendir diyeni,
Karanlıkta,renkleri seçebileni,
Bir istakoz gibi sevebileni,
Aynaya baktığında içini görebileni,
Hipokrat yeminini unutmayan hekimi
Gram hak geçirmeyen hakimi
Şehri temiz tutan işçiyi,
Bir harf öğreten muallimi,
Vatan,bayrak,namus uğruna,
Sevdikleri iyi yaşasın diye
Şehit düşeni;
KUTLUYORUM...

Aramayın,yok herhangi bir sebebi:
Sabah sabah içimden geldi.
Uyanıp,açıverdiğimde gözlerimi,
Görmek çok güzeldi:
Bana bir gün daha bahşedildiğini
Önce kendimi kutladım:
Bir gün daha verildiği için...
Sonra da:
Sizinle paylaşayım dedim.
Biraz uzun oldu belki ama
Sizi de kutluyorum:
Sabırla okuduğunuz için...
KUTLUYORUM...
©Murat D.ÖZER
Çalakalem bir yazı

Çok mutluyum,biliyor musunuz;çok mutluyum...
Çok sevdim,doyamadım;
İşte geldik gidiyoruz ama;
Bir de ben geçtim bu güzel Dünya'dan.
Şükürler olsun:Bana verilen ruh ve beden için
ve iyi ki Dünya'ya gelmişim.Şükürler olsun...
Çok güzel yaşadım
Çok güzel yaşadım gerçekten.
Bu gözler ne güzel şeyler,ne güzel yerler gördü
İnsanı alıp götüren,bulutların üzerinde gezdiren ne melodiler,
ne sözler duydu bu kulaklar;
Damağımda kalan tatlar oldu,
Parmaklarımın ucunda ipeksi dokunuşlar,sıcaklıklar...
Allah'ım şükürler olsun ne güzel şeyler yaşadım...
Dostlarım oldu,arkadaşlarım.Hatta düşmanlarım bile var...
Sevenlerim oldu,sevmeyenlerim de.Hatta nefret edenler de var...
Kazandıklarımdan çoğunu kaybettim,
Ama,ben,
Ben bu Dünya'yı çok sevdim...
Doğru yapmaya çalıştım hep;yanlışlarım da oldu.
Güldüğümden çok ağlamışımdır belki,
Olsun varsın:
İnsan gibi,bir insan gibi yaşadım işte...
Susayınca su içtim
Acıkınca yemek yedim
Çalıştım ama çoğunlukla tembellik ettim
Oturdum,yattım,kalktım
Kızınca bağırdım çağırdım,küfür ettim,
Çok kazık yedim ama kimseye kazık atmadım
Şiir yazdım,şarkı söyledim karga sesimle,ıslık çaldım,
Fotograflar çektim kimini paylaşıp kimini paylaşmadığım
İki kız babası oldum:Harika Duygu ve Aşkım Cansın
Araba kullanmayı çok sevdim
Bir de sigaram ve çayım.
Ha bir de ayransız sofraya oturmadım.
Terlediğim de oldu;Üşüdüğüm de herkes gibi
Elimden geldiğince herkesin işine koştum
Futbolcularını say deseniz sayamam ama Fenerbahçe'yi tuttum
Bir de boğazda epeyce istavrit.
Say say bitecek gibi değil...
Herkes ne yaşıyorsa ben de yaşadım işte.
Ama ben yaşamayı çok sevdim,ben bu Dünya'yı çok sevdim.
Ve ben bana verilen yürekte
Sevgiyi taşımayı çok sevdim...
İnsanı sevdim.Çiçekleri,melodileri,gezdiğim yerleri,
arabaları,sigarayı çayı,patlıcanı,mercimek çorbasını
Güzel sözlerle gönül almayı,güzel sözler duymayı
Kötü olanı unutmayı,iyi olanı hatırlamayı
affetmeyi,verebilmeyi,güldürebilmeyi
Yakışıklı olamadım ama aklımı sevdim
Zengin olamadım ama gönülden vermeyi,paylaşmayı sevdim.
Kendi söküklerimi dikemedim ama;
insanlara çözümler üretmeyi sevdim.
Kötüleri bile sevdim;İyilerin değerini ortaya çıkardıklarından
Saçlarım vardı tarak işlemez döküldü,kelliği sevdim
Dişlerim döküldü,sakallarım ağardı
Gözlerim çerçevelerin arkasında kaldı
Yaşadığım,geçen yılları sevdim.
Yağmuru sevdim,karı,hatta çamuru sevdiğim de oldu.
Bir sevemediğim:Kemikli et,balığın kılçığı,meyvaların çekirdekleri oldu
Geri kalan ne varsa sevdim.
Allah'ım!
Ben yaşamayı çok sevdim.
Ben bu Dünya'yı çok sevdim.
Ben sevebilmeyi çok sevdim.
İşte geldik gidiyoruz
Biliyorum ki birçok çizgi kalacak arkamda
Eğri,doğru ince kalın,uzun kısa bir çok çizgi kalacak...
Kimi çabucak silinip gidecek;Kimi uzun süre duracak...
Bu gök kubbede baki kalan
Sadece bir hoş seda imiş
Ben de size bir seda bıraktım yukarıda
Kendi sesimle bir şeyler söyledim
Bu sözleri bir ses programı ile grafiğe çevirdim
Ne olduğunu söylemeyeceğim ama içinde sevgi kelimesi olduğunu bilin.
Hayatımda ilk defa da böyle çalakalem bir yazı yazdım ben
İnanmayacaksınız,çalakalem yazmayı da çok sevdim.
Haydi bana eyvallah.
Bu Dünya'dan,bir de ben geçtim.
Allah'ım!
Çok teşekkür ederim....
©Murat D.ÖZER
©Murat D.ÖZER
Bir gün mutlaka gideceğim...
.
Bırakın ne olur,
Allah aşkına!
Bırakın gideyim.
Sizin olsun:
Bu şehir,
Bu caddeler,bu sokaklar,
Meydanlar,parklar,dükkanlar...
Sizin olsun:
Şu pırıl pırıl Güneş,
Bu masmavi gökyüzü
Gökkuşağı da sizin olsun
Ve tüm çiçekler...
Bırakın ne olur;Gideyim...
Kim neyi istiyorsa alsın;
Geceleri,gündüzleri,
Şarkıları,şiirleri,
Para pul,tüm eşyaları;
Bırakın gideyim yeterki...
Açın kapağını şu kavanozun
Bırakın çıkayım.
Bırakın;
Çıkıp gideyim buralardan...
Ne alkış ne bir veda
Bir gece vakti,tek başıma
Bırakın gideyim,
Allah aşkına...
Hiç bir şey götürmeyeceğim
Küçük bir çantada,
Acılar ve hatıralarımdan başka...
Sizin olsun herşey.
Benim,
Bu şehirde hiç bir şeyim olmadı zaten;
Hiç bir şeyde gözüm de yoktu.
Bir tek:
Bir tek istediğim vardı:
Onu da, başkası aldı...
Ben.bu şehirde sevgiyi bulamadım;
Sevgiden başka herşeyi,
Kalan herşeyi size bıraktım...
Çözün zincirlerimi
Hakkınızı da, helal etmeyin isterseniz;
Benim varsa helal olsun.
Sadece:
Borçlarımı ödemek için duruyorum;
Sizden,alacaklarımı da istemiyorum
Ben hepsini unuttum.
Bırakın gideyim...
Onu,
Bir başkasının kolunda görmeyeceğim;
Hiç kimsenin tanımadığı
Ve kimseyi tanımadığım bir şehre;
Sessizce gidivereyim bir gece.
Burada artık yaşayamayacağım
Bırakın beni,
Çıkmaz sokaklarda sıkıştım kaldım,
Bırakın;
Yoksa çıldıracağım...
Güle güle gitmeyeceğim buralardan;
Gerek yok merasime
Ama sizler hoşca kalın.
Ben kimsenin bilmediği bir yerde;
Varın bu şehirde de sizler yaşayın...
İstemiyorum;Arkamdan su da dökmeyin.
Çünkü:
Bir gün mutlaka gideceğim...
İlk fırsatta...
Ve,
Bu şehre,
Bir daha geri dönmeyeceğim...
Bırakın Allah aşkına,
Bırakın gideyim...
Bırakın gideyim...
©Murat D.ÖZER
Anladım ki:
Bu Dünya'da en ucuz ve en kolay söylenen yalan:
"Seni seviyorum" muş.
Bu Dünya'daki en değersiz şey;
Bu Dünya'da en kolay harcanan:
"Sevgi" imiş.
Bu Dünya'da
Çöpteki paçavra bile etmeyen şey:
Bir insanın hayatı
Bir insanın duyguları
Bir insanın hayalleri
Bir insanın umutları
Bir insanın gözyaşları
Bir insanın yüreğiymiş.
Bir insanın sevgisi için harcadığı emeğiymiş...
Ya da ben,yanlış yere geldim,yanlış yerdeyim.
Ben hatalı,ben yanlış,ben kötü insan:
Çünkü:Ben,sevdim.
Çünkü:Ben,seviyorum derken;
Yalan söylemedim.
O yüzden,ben:
Harcanabilirim...
Çünkü:Ben,
Sizin için değerli olmayan şeylere sahibim...
Ama,şunu söyleyeyim:
En küçük zerrem çürüyüp toprak olana kadar;
Ben,yine,
Ben,tekrar
Ben,daima
Ben,sevmekten vazgeçmeyeceğim...
Anladım ki:
Bu Dünya'da en ucuz ve en kolay söylenen yalan:
"Seni seviyorum" muş.
Bu Dünya'daki en değersiz şey;
Bu Dünya'da en kolay harcanan:
"Sevgi" imiş.
Bu Dünya'da
Çöpteki paçavra bile etmeyen şey:
Bir insanın hayatı
Bir insanın duyguları
Bir insanın hayalleri
Bir insanın umutları
Bir insanın gözyaşları
Bir insanın yüreğiymiş.
Bir insanın sevgisi için harcadığı emeğiymiş...
Ya da ben,yanlış yere geldim,yanlış yerdeyim.
Ben hatalı,ben yanlış,ben kötü insan:
Çünkü:Ben,sevdim.
Çünkü:Ben,seviyorum derken;
Yalan söylemedim.
O yüzden,ben:
Harcanabilirim...
Çünkü:Ben,
Sizin için değerli olmayan şeylere sahibim...
Ama,şunu söyleyeyim:
En küçük zerrem çürüyüp toprak olana kadar;
Ben,yine,
Ben,tekrar
Ben,daima
Ben,sevmekten vazgeçmeyeceğim...
c
GETİRİN KAĞITLARI:İMTİHAN BİTTİ...
.
Bir gün
Ya da bir gece
Tarlada,okulda,evde
Farketmez,
Herhangi bir yerde;
En beklenmedik saatte:
Haydi bakalım diyecekler
Vakit tamam !
Bırak tası tarağı,
Arkandan öderler borçları;
Ya da,toplarlar alacaklarını,
Gidiyoruz...
Merak etme:
Aç kalmaz bıraktıkların
Nasılsa
Onlar da gelecek ardından
Bu gün olmazsa yarın...
Kusura bakma;Olmaz.
Hergün çıkarken kapıdan;
Hiç dönmeyecekmiş gibi,
Dönersen görmeyecekmiş gibi;
Vedalaşacaktın !...
Yoksa,sen
Sonsuza kadar
Burada kalacaksın mı sandın?
Gör bakalım şimdi:
Kim,girecek salına?...
Kim,gelecek kabrinin başına?...
Kim,girecek seninle toprağa?...
Kimmiş,sevenlerin,sevdiklerin?...
Kimmiş,dostların ?...
Dellenme !
Kimi kandırıyorsun ?
Bu andan sonrası yazılmadı,
Sanki anlamıyorsun...
Yapacak işlerin yoktu.
Göreceklerin,
Söyleyeceklerin,
Vade tamam;
Kalmadı yiyecek ekmeğin...
Bagaj hakkı yok,
Hiç bir şey almıyorsun.
Sahip olayım diye çırpındığın
Herşeyi burada bırakıyorsun...
Gençliğin,güzelliğin,
Torpilin ,rüşvetin
Paranın,hatırın
Geçmediği yere gidiyoruz...
Çırılçıplak tabii,ne sandın;
Kapı önüne konacak ayakkabıların,
Cicilerini de bırakacaksın...
Al şu defteri!
Sadece içindekiler:
Sevapların ve günahların...
Elbette !
Seninle gelecek hatıraların...
Çünkü:
Onlar,
Senin yaşadıkların,yaşattıkların;
Hayatın...
Optik okuyucuya kadar;
Bu defteri,açmadan,
Kucağında taşıyacaksın.
Bakalım nasıl çıkacak,
İmtihan sonuçların ?...
Güldürme!
İkmali,telafisi,kurulu yok
Söylenmişti ama sen inanmadın...
Sadece bir tek sayfa,
Bir tek sayfa bu Dünya ile bağlantın.
Bakalım bu sayfayı nasıl dolduracak,
Arkanda bıraktıkların...
Merak etme.
Gittiğin yerde
Acıkmayacak,susamayacaksın
Sadece Bir süre,
Sırt üstü yatacaksın...
Misafirlerin olacak:
Onlarla gezmeğe bile çıkacaksın...
Yemyeşil çayırlara
Ya da:
Sönmemiş volkanlara...
Biz bilemeyiz;
Yaşarken,
Nereye rezerve yaptırdın ?...
Hani ne oldu ;
Birden,geri geri kaçtın ?
Senden önce gidenlerin ardından
Onlarsız olamazsın sanmış,
Çok da ağlamıştın...
Hani;Keşke sen de ölseydin?
Memnun olmadın mı;
Şimdi,onları göreceksin;
Yalan mıydı,tüm söylediklerin,
Bu değilmiydi istediğin?
Çok normal;Şaşırma !
Bu Dünya'da
Taştan bir yürekle yaşasan;
Gözyaşı nedir,tanımasan da;
Her gidişte:
Yaşanamayacakların acısıyla;
Mutlaka:
Gözpınarlarından süzülür bir damla...
Haydi bakalım:
Sevildiğini bil !
Bazısına bu da nasip olmaz.
Misler gibi,yıkandın paklandın,
Bembeyaz giysilerle kuşandın,
Uğurlamaya gelenlerle doldu etrafın...
Şimdi:
Atla bakalım yeşil kayığa,
Yelken basalım:
Rotamız:
Sonsuzluğa.........
©Murat D.ÖZER
Gel al beni...
.
.
İttikleri dipsiz kuyularda:
Yangınlardayım ...
Ruhum yanıyor cayır cayır;
Nerdesin?
Gözlerim,ellerim yanıyor,
Aklım,fikrim,
Aşk ile atan yüreğim yanıyor...
Canım yanıyor babacığım,
Canım yanıyor...
Canım çok yanıyor;Nerdesin?
Kağıt yanıyor,kalem yanıyor
Gecelerim,gündüzlerim
Saatler,takvimler yanıyor
İlk göz ağrın yanıyor;
Yetiş nerdesin?
Sana çok ihtiyacım var;
Nerdesin babacığım?
Nerelerdesin?
Biliyorum:
Uzaklar,yollar tutamaz seni.
Gel,gör!İlk göz ağrını;
Paspas yaptılar...
Çamurlara buladılar Murad'ını.
Allah aşkına yetiş,
Kaldır yerden babacığım,
Beni yerlerde görmesinler...
Bıçak sırtlarında gezdirip
Kandırdılar,kullandılar;
Oynadılar,
Oynadılar benimle baba...
Beni,benim sevgimle vurdular...
Yalan söylediler;
Bir yudum sevgi vermediler...
Gözyaşlarımla boğdular beni,
Seçmiyor gözlerim artık,
kırıldı kolum kanadım,
Avuçlarım yanık,
Avuçlarım kan revan
Paramparça avuçlarım
Avuçlarımda,hayal kırıklıklarım...
Tutunamadım hayata;
Düşüyorum,
Tut beni;Düşüyorum babacığım.
Babalar günü geliyormuş.
Sen de gel o gün;olmaz mı?
Resmi elbiselerini giy de gel;
Al götür,
Al götür buralardan beni,
Buralarda yapayalnızım babacığım...
Büyük,küçük;O gün,
Herkes babasına koşacak.
Türk'ü,İngiliz'i.
Herkes kendi dilinde:
"Baba" ya da başka bir şey!
"Seni seviyorum" diyecek.
Bir tek benim herhalde,
Bu güzel günü:
Gözyaşlarıyla geçirecek.
Dualarla niyet edip,
Bana verdiğin adı
Emanet ettiğin soyadımı
Hep gururla taşıdım.
Nasihatlerini unutmadım,
Kimseye kötülük yapmadım,
Alnım ak:
Adına leke sürmedim babacığım.
Kusura bakma;Gel diyorum.
Yüreğimi söktüler,
Ben gelemiyorum:
Kolum kanadım kırık...
Gel al beni,
Gel al beni;Yetti artık!..
Ayaklarının dibine,
Yanına uzanmak istiyorum;
Gel,al beni babacığım...
Kelebek titredi...............
Gözyaşlarımı görünce
Yürekleri sızladı
Köpekler bile dokunmadı leşime.
Sessizce uzaklaştılar yanımdan
Sanırım şöyle geçti akıllarından:
"Bir insan,
kendini seveni,böyle parçalarsa
Biz utanmayalım yaratılışımızdan"
Sürü sürü kargalar geldi etrafıma kondu
İnanmazsınız,kargaların gözleri doldu
Hiç biri ayağı ile basmadı kanıma
En irisi yaklaşıp yanıma
"Bize leş kargası derler ama
Avuçlarında tuttuğun yüreğini
Bırakmayıp anıları,
Yaşatabilmek için sevgini
son nefesini vermediğini Gördük
Sana saygı duyuyor;şimdi gidiyoruz.
Gökyüzünün en yükseğine kanat çırpacağız
Allah'tan sana yardım için duacı olacağız"
Karıncalar üşüştü kargaların ardından
Tam geçiyorlardı ki gözyaşlarımın yanından
Birdenbire durdular;aralarında konuştular
Geri dönüp,delikten kayboldular
Bir zaman sonra gözlerimi açtım baktım
Üzerimde milyonlarca minik yaprak parçası
Yüreğimin yanında bir not,karınca duası
"Biz küçücüğüz yapabileceğimiz bu kadar
Zalimin zulmü varsa;Sevenin Allah'ı var"
Sızlıyor yaralarım;kalmamıştı takatım
Bir ağırlık hissettim yüreğimin üstünde
Bir kelebek,kanat çırpıyordu delicesine
"Kim yaktı canını, Kim yaktı böyle senin içini;
Yüreğini soğutmaya çalışıyorum" dedi
Bir zaman sonra bütün vücudu titredi
Kanatlarını yüreğimin üstüne serip
Kısacık Kelebek ömrünü tüketti.
En kötü olanı:Lağım fareleri.
Bir tek lağım fareleri vazgeçmedi,
Her gün yüzlercesi koştu geldi.
Her gün can kopardılar canımdan
Susuzluklarını kanımla giderdiler
Çok uğraştılar,
Bir tek yüreğime erişemediler.
Ama;
Artık yok:O bildiğin yeşil gözler...
İşte böyle geçti,aylar günler:
Can çekişiyorum hala,bıraktığın yerde.
Ama; ölmedim,ölemedim bir tanem...
Umut bitmedikçe can çıkmıyor;
Ölmek için yalvarsan da,her dakika;
Öldürmeyen Allah,öldürmüyor...
©Murat D.ÖZER
Nefret
Ağzınızla kuşlar tutabilir
Geceye güneşi asabilirsiniz
Yollar olabilirsiniz çiçekli
Ya da,Bir gökyüzü masmavi
Ölümüne koruyan bir çatı
Sayfalarca yazı olabilirsiniz...
Çayına şeker,aşına tuz,
Hatta hatta içkisine buz!
Onun için yaşar,
Ya da ölebilirsiniz...
Gecesi,gündüzü,
Dünü,bugünü,yarını
Ekmeği,aşı,sigarası
Saçında tokası,ayağında paspası,
Kuzeyi,güneyi,doğusu,batısı
Yazı,kışı,baharı,
Dostu,arkadaşı,akrabası,
Hatta:Kesip attığı tırnağı
Herşey olabilirsiniz...
Dağları yürütebilir,
Dereleri tersine akıtabilir,
Çin seddini yıkabilir,
Dünya'yı tersine döndürebilirsiniz.
Ama;
İstemezse:
Bir kadının yüreğindeki kapıyı,
Açtıramazsınız...
olunabilecek her şeyden öte:
Olunamayacak herşey olabilirsiniz...
Saçını,tenini okşayabilir.
İncitmekten korka korka
Kelebek kanatlarınızla sarabilirsiniz...
Ama;
İstemezse:
Yüreğine dokunamazsınız...
Bir kadının.
Vefa:İstanbul'da bir semt;
Sevgi:Komşunun küçük kızı;
Sadakat:Sözlükten çıkmalı;
Evlilik:Boşanmanın ön şartı;
Bir kedi ile kadın arasındaki farkı,
Kaz kafalı erkekler anlayamadı...
Bütün yaptıklarınıza
Bütün duygularınıza
Bütün yaşananlara
Kahkahalarla gülebilir...
Hiç bir şey yapmadan bile
Bir kadından
Kazanabileceğiniz en kolay şey:
Nefretidir...
©Murat D.ÖZER
Hiç bitmesin bu yağmur...
.
Bardaktan boşanırcasına,
Aşk yağıyor,bu sabah.
Caddeler,sokaklar,ağaçlar;
Sırıl sıklam ıslandılar aşktan...
"Aşktan güzel şey yok"diye
Haykırıyor bulutlar:
Aşktan güzel şey yok...
Soyunuyorum çırılçıplak
Sıyrılıp benliğimden
Sokaklara atıyorum kendimi
Bardaktan boşanırcasına aşk yağıyor
Sırıl sıklam oluyorum aşktan...
Parmakların oluyor her damla
Tenimi okşuyor yavaş yavaş;
Dudaklarımda bir öpüşsün,
Damla damla aşk tadında.
Aşk yağıyor başımdan aşağı
Ve sen,
Bedenimi saran:Gökkuşağı...
Aşk yağıyor aşk
Her damla ile
Bir iz oluyorsun yüreğimde...
İçim dışım aşk oldu:
Aşk doldum gırtlağıma kadar
Bir sen yağıyorsun,bir aşk...
Kendi adımın yanına;
Adını yazıyorum her damlaya
Her yer,sen ve ben oluyoruz
Milyonlarca damla aşk...
Sen kokuyor bu yağmurlar,
Buram buram sen kokuyor:
Sen kokacak elbet.
Sen demek:Aşk demek...
Hiç bitmesin bu yağmur
Hiç kesilmesin diye dua ediyorum
Çünkü ben seni,
Çünkü seninle bu yağmurlarda;
Aşktan sırılsıklam olmayı,
Çok seviyorum...
Bu sabah yine,yeniden
Sen oldum,aşk oldum sırılsıklam
Ama biliyorum:
Sen başka diyarlarda;Bana yabancı
Benim hiç olmadığım bir hayatta
Uzaklarda,çok uzaklarda
Ne elim ne sesimin yetişemeyeceği
Bambaşka bir dünyadasın;
Başkasının kollarında...
Biliyorum:
Senin haberin yok bu yağmurdan...
Ama;
Sen olsan da;olmasan da:
Bu sabah,
Bardaktan boşanırcasına,
Sağnak sağnak
Aşk yağıyor İncirliova'da...
©Murat D.ÖZER
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
Şimdi |
|
|
|
|
|
|
 |
|
HABERİNİZ VAR MI ? |
|
|
|
|
|
|
 |
|
SİNEMALARDA |
|
|
|
|
|
|
 |
|
HAVA DURUMU |
|
|
|
|
|
|
 |
|
TR KARAYOLLARI |
|
|
|
|
|